Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, "Türk Dünyası Diyalog Forumu" çerçevesinde "Türk Devletleri İletişim Perspektifi: Yapay Zeka Sınamaları" başlığıyla bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirildi. Ankara'daki bir otelde, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Erman Akıllı'nın moderatörlüğünde yapılan toplantıda; Endonezya Uluslararası İslam Üniversitesi (UIII) Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr.
Philips J. Vermonte, Bosna Hersek merkezli Hayat TV Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Elvir Şvrakiç, Girne Amerikan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Murat Akkaya, Özbekistan merkezli Central Asian Neuroengineering Academy (CANA School) Yapay Zeka (AI) Departmanı Başkanı Musabek Mahmudjanov, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Müdürü Fehmi Gürdallı, Kazakistan merkezli Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Cengizhan Zhanaltay ve Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı Durum Merkezi Müdürlüğü Dijital Gelişim Dairesinde uzman Rustambek Shabyev söz aldı.
Vermonte, iletişim sahasında yapay zekadan kaynaklanan sorunların üstesinden gelinebilmesi için hükümetlerin bu teknolojinin kullanımına dair açık bir iletişim yürütmesinin ve uygulamada şeffaf davranmasının gerekli olduğunu söyledi. İnandırıcı metinlerin, seslerin ve görüntülerin yapay zekayla düşük maliyetler karşılığında üretilebildiğini hatırlatan Vermonte, sahte içeriklerin çoğalmasıyla gerçek kanıtların da sahte diye değerlendirilebileceğini belirtti.
Vermonte, içeriklerin yayılmasının yalnızca dakikalar alabildiğini, buna karşılık bürokratik işlemler yüzünden resmi açıklamaların gecikmeye uğrayabildiğini vurgulayarak bu tablonun dezenformasyonla mücadeleyi güçleştirdiğini aktardı. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) arasında yapay zeka ile bilginin güvenilirliği konusunda geliştirilecek işbirliğinin, ortak kuralların oluşturulmasına ve vatandaşların yapay zekanın olumsuz sonuçlarından korunmasına yardımcı olabileceğini belirten Vermonte, bu konudaki görüşünü şöyle dile getirdi: "Buna dair yapılabilecek bir şey olarak belki de Asya genelinde bir koalisyon oluşturulabilir.
Zira halihazırda mevcut platformlar zaten var. Örneğin, Endonezya ve Türkiye bir araya gelip görüşebiliyor; üstelik Türkiye, ASEAN'ın sektörel diyalog ortaklarından biri konumunda." Türk dizilerinin Balkanlara yapay zeka destekli çeviriyle daha süratli ulaşmasının önemi. Şvrakiç, Türkiye ile Bosna Hersek arasındaki tarihi ve kültürel ilişkilere işaret ederek Türk dizilerinin ve diğer içeriklerin Balkanlar'da izleyiciyle buluşması sürecinde medya kuruluşlarının kültürleri birbirine bağlayan bir köprü işlevi üstlendiğini söyledi.
İçeriklerin düzenlenmesinden veri analizine, pazarlamadan finansal raporlamaya ve medya eğilimlerinin izlenmesine kadar pek çok alanda yapay zekayı günlük çalışma süreçlerine kattıklarını belirten Şvrakiç, bu teknolojiyle desteklenen çevirilerin Türk dizilerinin bölgeye erişimini hızlandırarak kültürel etkileşimi desteklediğini ifade etti.
Şvrakiç, yapay zeka aracılığıyla hazırlanan sahte videoların, sentetik seslerin ve otomatik haberlerin medya kuruluşlarının karşı karşıya olduğu güven problemini daha da büyüttüğünü belirterek bu teknolojiyle üretilen içeriklerin yayın öncesinde insanlarca denetlenmesi ve sorumluluğun insanlarda tutulması gerektiğini bildirdi.
Az sayıda kişinin konuştuğu dillerin küresel yapay zeka modellerinde yeterli ölçüde yer bulamadığını söyleyen ve Boşnakça gibi diller bakımından özgün veri kümeleri ile dil modelleri oluşturulmasının önemine değinen Şvrakiç, şu ifadeyi kullandı: "Yapay zeka insanlardan daha hızlı içerik üretebilir ancak insanın sorumluluğunun, ahlaki yargısının ve deneyiminin yerini tutamaz." Türk dünyası için kendine ait yapay zeka altyapısı ve dil modelleri oluşturma gerekliliği.
Akkaya, yapay zeka teknolojilerinin kayda değer avantajlar sağladığını, ancak kullanılan sistemlerin başka ülkelerin geliştirdiği ürünler olması sebebiyle Türk dünyasının gereksinimlerine bütünüyle yanıt veremediğini söyledi. Yeni teknolojiler üretebilecek çok sayıda kurumun, araştırma grubunun ve şirketin Türk dünyasında faaliyet gösterdiğini vurgulayan Akkaya, dijital alanda bağımsız hareket etmenin ülkelerin kendi teknoloji altyapılarını, veri sistemlerini ve dil modellerini kurmalarını gerektirdiğini belirtti.
Akkaya, Türk dünyasında müşterek bir teknolojik altyapı, ortak dil modelleri ve ortak bir yaklaşım oluşturulabilmesi amacıyla üniversiteler ile araştırma grupları arasındaki işbirliğinin kuvvetlendirilmesi gerektiğini aktardı. Yapay genel zekaya ilişkin çalışmaların da gündemde bulunduğunu hatırlatan Akkaya, Türk dünyasının yalnızca mevcut teknolojileri izlemekle sınırlı kalmaması, ortak araştırmalarla yeni teknolojiler üretmeyi ve savunma sanayisinde elde ettiği başarıları veri teknolojilerine de yansıtmayı amaçlaması gerektiğini belirtti.
Gazetecilikte yapay zekanın sağladığı olanaklar. Mahmudjanov, gazetecilik, eğitim ve iletişim açısından yapay zekanın dikkate değer fırsatlar yarattığını, bununla birlikte sahte videoların, taklit seslerin ve yanlış bilgilerin dolaşıma girmesi gibi ciddi tehlikeleri de taşıdığını ifade etti. Dezenformasyonla mücadele için Türk devletlerinin haber ajansları arasında bilgilerin süratle doğrulanmasını ve resmi açıklamaların paylaşılmasını mümkün kılacak ortak mekanizmalar kurmasının önemini anlatan Mahmudjanov, yapay zekanın gazetecilere destek sunması gerektiğini, fakat insan denetiminin yerine geçmemesi gerektiğini söyledi.
Mahmudjanov, Türk devletlerinde öğrencilere, öğretmenlere ve uzmanlara yapay zeka eğitimi verecek merkezlerin açılmasını teklif ederek Türk dillerine yönelik ortak dil modelleri, çeviri sistemleri ve dijital eğitim kaynaklarının hazırlanmasının önemine dikkati çekti. Doğrulama mekanizmalarının oluşturulmasının ve Türk dilleri için ortak teknolojiler üretilmesinin önemine işaret eden Mahmudjanov, uzmanların yetiştirilmesi ve gazeteciler, eğitimciler, araştırmacılar ile teknoloji uzmanlarının işbirliğinin geliştirilmesi sayesinde Türk devletlerinin teknolojik bağımsızlığını daha güçlü hale getirebileceğini belirtti.
Türk devletlerine yapay zeka destekli haber doğrulaması ve dezenformasyonla mücadelede işbirliği çağrısı. Gürdallı, Türk devletleri arasındaki dil engellerinin yapay zeka sayesinde azaldığını, haber, fotoğraf, video ve çeviriyle ilgili süreçlerin hız kazandığını söyleyerek bunun bir ülkede yaşanan önemli gelişmelerin diğer ülkelerin kamuoylarına daha kısa sürede aktarılmasını sağladığını ifade etti.
Haber kuruluşlarının süratli doğrulama mekanizmaları kurması gerektiğini belirten Gürdallı, yapay zeka yardımıyla oluşturulan içeriklerin yayımdan önce gazeteci ve editörlerin kontrolünden geçmesinin, ayrıca teknolojinin kullanımında şeffaf davranılmasının önemini vurguladı. Gürdallı, Türk Devletleri Teşkilatına medya, kamu diplomasisi ve kurumsal iletişim alanlarında yapay zekanın kullanımını kapsayan ortak bir strateji hazırlama önerisinde bulunarak haber ajanslarını, kamu yayıncılarını ve doğrulama kuruluşlarını buluşturacak "Türk Dünyası Ortak Haber Doğrulama Ağı" oluşturulmasını istedi.
Doğru ve hızlı haberciliğin dezenformasyonla mücadelede taşıdığı öneme değinen Gürdallı, çağrısını şu sözlerle aktardı: "Dezenformasyonla mücadele etmek için yavaş kalmamalı, hızlı ve doğru haber yayımlamalıyız." Orta Koridor açısından yapay zekanın taşıdığı önem. Zhanaltay, yapay zeka konusundaki küresel yarışta ABD, Çin ve AB'nin birbirinden farklı stratejiler benimsediğini belirterek ABD'nin özel sektör yatırımlarını, Çin'in devletin desteklediği yatırımları, AB'nin de ortak bir teknoloji ekosistemi kurmayı ön plana çıkardığını söyledi.
Orta Koridor'da yürütülen taşımacılık faaliyetlerinde yapay zekadan yararlanılmasının önemini vurgulayan Zhanaltay, demir yolu ve kara yolu taşımalarındaki gecikmelerin düşürülmesi, gümrük işlemlerinin geliştirilmesi ve navlun maliyetlerinin daha öngörülebilir kılınması amacıyla bu teknolojinin kullanılabileceğini belirtti.
Zhanaltay, yapay zeka alanındaki işbirliğinde yalnızca ekonomik faydaların gözetilmemesi gerektiğini, Türk dilleri arasında iletişimi kolaylaştıran ortak dil modellerinin oluşturulması ile kültürel mirasın korunmasının da hedefler arasında bulunması gerektiğini ifade etti. Ulaştırmada, üniversiteler arasındaki işbirliğinde ve ortak dil teknolojilerinde elde edilecek başarının tarım, enerji ve su yönetimi gibi sahalarda da ortak projeler hazırlanmasına olanak verebileceğini söyleyen Zhanaltay, Türk devletlerinin kendi egemen yapay zeka politikalarını adım adım geliştirebileceğini belirtti.
Dijital geleceğin ülkeler tarafından tek başına kurulamayacağı değerlendirmesi. Shabyev, Kırgızistan'ın dijitalleşmeye yönelik politikasında devlet hizmetlerine hız kazandırılmasının, şeffaflığın güçlendirilmesinin ve vatandaşların kamu hizmetlerine daha kolay erişmesinin amaçlandığını söyledi. Bu doğrultuda kamu kurumlarının ortak veri paylaşımını sağlayan bir altyapı, dijital kimlik sistemi, vatandaşların hizmetlere tek noktadan erişebildiği mobil uygulama ve çevrim içi portal hazırladıklarını bildiren Shabyev, bu sayede vatandaşların aynı bilgileri kamu kurumlarına defalarca iletme zorunluluğunun kaldırıldığını ifade etti.
Shabyev, hiçbir ülkenin dijital geleceğini tek başına kuramayacağını vurgulayarak Türk devletlerini yapay zeka, veri merkezleri, siber güvenlik, dijital becerilerin geliştirilmesi ve uzmanların yetiştirilmesi konularında işbirliğini daha da güçlendirmeye davet etti.



