İranlı uzmanlar, Demokratların ABD ara seçimlerinde Kongre'nin her iki kanadında çoğunluğu elde etmesinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı düzenleyebileceği yeni saldırıların siyasi maliyetini yükselteceğini, ancak sınırlı çaplı bir askeri müdahale olasılığının halen bulunduğunu ifade etti.Uluslararası Diplomasi Düşünce Kuruluşu Başkanı ve İran Siyaset Bilimi Öğrenci Birliği Genel Sekreteri Muhammed Ali Seyyidhenayi ile Uluslararası İlişkiler ve ABD uzmanı Dr.
Muhammed Resuli, ABD'deki seçim sonuçlarının Washington'un İran politikasına olası yansımalarını AA muhabirine değerlendirdi.Uluslararası Diplomasi Düşünce Kuruluşu Başkanı Seyyidhenayi, Trump'ın Kongre'nin iki kanadındaki çoğunluğu da yitirmesinin yeni bir askeri saldırının siyasi bedelini artıracağını, ancak seçim sonuçlarının yeni bir saldırı olasılığını ortadan kaldırmadığını vurguladı.Seyyidhenayi, "Sınırlı bir askeri operasyon hala mümkün ancak geniş çaplı ve uzun süreli bir savaşı sürdürmek Trump için çok daha zor ve maliyetli olacak." dedi.Öte yandan askeri unsurların artırılması, donanmanın konuşlandırılması ve lojistik hazırlıkların sürdürülmesinin, askeri seçeneğin ciddi şekilde masada tutulduğunu gösterdiğini belirten İranlı uzman, "Bu durum, bir saldırı kararı alındığı anlamına gelmemekle birlikte, ABD'nin gerilimi tırmandırma kapasitesini koruduğunu ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.Seyyidhenayi, bu gerekçelerle ABD'deki ara seçim sonuçlarının yeni bir saldırı ihtimalini bütünüyle ortadan kaldırmadığını söyledi.ABD'nin İran'a karşı nükleer silah kullanabileceği yönündeki iddiaları da değerlendiren İranlı uzman, "Böyle bir ihtimal, uluslararası güvenlik ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması üzerinde yıkıcı sonuçlar doğuracağı gibi, Amerika Birleşik Devletleri'ne de muazzam stratejik ve siyasi bedeller yükleyecektir." dedi.İsrail'in ABD desteği olmadan saldırı düzenleme olasılığının düşeceğine işaret eden Seyyidhenayi, buna rağmen Tel Aviv yönetiminin İran'a yönelik sınırlı askeri saldırılar ya da örtülü operasyonlar gerçekleştirebileceğini, ancak ABD'nin güçlü desteği olmadan İran'a karşı geniş kapsamlı bir savaşı sürdüremeyeceğini kaydetti.Seyyidhenayi, en büyük riskin ise Trump'ın "stratejik hesap hatası" yaparak İran'a "kesin bir darbe" vurabileceğini ve savaşın sona ereceğini düşünmesi, bu nedenle de yeni bir saldırı başlatması olabileceği yönündeki endişesini paylaştı.Savaşın, başta Hürmüz Boğazı olmak üzere giderek daha karmaşık sınamalar doğurduğuna dikkati çeken Seyyidhenayi, İran'ı ABD bakımından "açılmaması gereken bir Pandora'nın Kutusu" şeklinde tanımladı.ABD ile aracı ülkeler üzerinden sürdürülen mesaj trafiğine de değinen Seyyidhenayi, Trump'ın iç politikadaki zayıflayan konumuna karşın diplomatik bir atılım gerçekleşmesi konusunda beklentisinin düşük olduğunu ifade etti.İranlı uzman, sorunun çözümünün ancak diplomatik yöntemlerle mümkün olabileceğini belirtti.Diplomatik sürecin başarıya ulaşması için Trump'ın İran'a yönelik "koşulsuz teslimiyet" anlayışını terk etmesi gerektiğini söyleyen Seyyidhenayi, "İran, diplomatik çözüm ve esneklik gösterme konusundaki istekliliğini ortaya koymuştur ancak esneklik tek taraflı bir süreç olamaz.
Seçim sonuçları, Trump üzerinde stratejisini yeniden gözden geçirmesi yönündeki baskıyı artırabilir." değerlendirmesinde bulundu.Uluslararası İlişkiler ve ABD uzmanı Dr. Resuli de İslamabad Anlaşması'nın ardından ABD ile İran arasındaki durumun "ne savaş ne barış" aşamasına geçtiğini ve meselenin artık "irade meselesine" dönüştüğünü söyledi.Meselenin, hangi ekonominin baskıya daha hızlı teslim olacağı ve bu baskının iç ve dış politikadaki etkisini göstereceği noktasına evrildiğini belirten Resuli, "Ara seçimlerin sonuçları ile belli oldu ki ABD ekonomisi bu baskılara dayanamadı.
Cumhuriyetçiler büyük zarar gördü." değerlendirmesini yaptı.Resuli, "Trump hareketinin bazı üyeleri enerji fiyatları ve savaş sebebiyle artan hayat pahalılığı nedeniyle bu hareketten ayrıldılar ve Demokratlara oy verdiler." ifadesini kullanarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu özellikle belirleyici ve etkili bir sebep oldu.
Cumhuriyetçilerin kalesi sayılan Kansas, Teksas gibi yıllardır Cumhuriyetçi adayları ABD Kongresi'ne gönderen eyaletlerde, savaşın etkisi belirgin ortaya çıktı. Bu eyaletlerde seçmen Demokratlara yöneldi ve Demokrat adayları Kongre'ye gönderdiler." dedi.İran savaşı nedeniyle yükselen enerji maliyetleri ve hayat pahalılığının ABD seçimlerini etkilediğini dile getiren Resuli, "Bu konunun Trump'ın yeni saldırılar düzenlemesini etkileyip etkilemeyeceği konusunda diyebilirim ki teorik olarak bu mümkün.
ABD anayasası ve kurucu siyasi iradesi dış işlerinde ABD Başkanı'nın elini güçlü kılıyor, iç siyasette de bir o kadar kısıtlayıcı oluyor." ifadelerini kullandı.Resuli, "İran'a saldırı düzenleme ihtimali Trump'ın gündeminde yer alıyor ve kendisi bu imkana sahip. Ara seçimlerin intikamı için bunu yapabilir ya da kendi açısından zafer ilan etmek için de saldırı yapabilir." değerlendirmesinde bulunarak, seçim sonuçlarının müzakere sürecine yansıyabileceğini belirtti.Şubat ayında başlayan savaştan önce İran'ın bulunduğu konumun savaş sonrasındaki konumuyla aynı olmadığını söyleyen Resuli, "Hürmüz'ün kapatılması dünya ekonomisine büyük baskı oluşturdu.
İranlı liderler ABD'yi müzakere masasında baskı altına alabilecek kabiliyete sahip oldukları sonucuna ulaştılar." dedi.Resuli, seçim sonuçlarının da benzer bir etki yaratacağını düşündüğünü ifade etti.İsrail'in saldırı düzenleme ihtimaline de değinen Resuli, "İsrail saldırı yapmak için genellikle ABD ile istişare yapar ve ABD'yi de kendisiyle savaşa dahil etmek ister.
İsrail iç siyaseti Netanyahu için karmaşık bir durumda. Netanyahu ulusal birliği sağlamak için kesinlikle Trump'ı yanına almaya mecbur." değerlendirmesinde bulundu.Resuli, Netanyahu'nun önceki savaşta ABD'yi yanında tuttuğunu hatırlatarak, Trump'ın ABD ekonomisini etkileyecek ölçekte ciddi bir harcama yaptığını ve bunun siyasi açıdan da büyük bir etkisi bulunduğunu söyledi.
